Hep böyle mi kalacağız? diye sormuştum çaresizdim, gitmek ne kadar güçtü, bir adım sonrası uçurum.
Yürürken bir akşam o kalabalık cadde de durmuştum bir an, 'yalnızım işte yine yalnızım' diye fısıldamıştım. Tuhaflığıma bakanlar da vardı, hızla koşarcasına yürüyenler de. Gözlerimi kapadım, yolun ortasındaydım. Haklıydın gözlerimi kapadığımda dünya durur sananlardandım. Her gerçeklerden kaçmak isteyişimde kapardım gözlerimi.
Canım acıdı. Canımı çok acıttın. Hep böyle mi kalacağız? Her yol sana mı çıkacak, çıkmaz sokaklardan sana mı sığınacağım? Herkes de seni ararken, çaresizce uzaklaşmak mıydı tek yol.
Daha ilk günleriydi, 'yok artık tek başımayım, anlıyor musun aptal'ı binlerce kez söylediğim zamanlar. Sarhoş olduktan sonra ilk senin adını yanlışlık fısıldadım, ona senin adınla seslendim. Utandım, gözyaşları bağışlatamazdı kendini bana. Ama o bağışladı beni, 'olur bazen öyle.' Seni aradım sen bu kadar bağışlayıcı olmazdın biliyorum.
Özledim, özledim, özledim, özledim, özledim... Tek kelime döndürebilecekken uzaklardan, 'ben de özledim ama' . Ahhh ne kadar acıydı bu laf 'özledim ama...'
Dün ilk kez seninle karşılaştım, aynı vurguyla aynı şeyleri söyledi bana. Seni hatırlattı, uzun uzun düşündürdü. Bir şans diyor, hayata ve bana bir şans ver!
Unutturabilir mi seni? Artık yaşadıklarımız anı tadında.
Hep böyle mi kalacağız?
Büyüyoruz sevgilim, ikimizde acılarla, anılarla en çokta sevgililerimizle...
22 Kasım 2009 Pazar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder