25 Aralık 2009 Cuma
7 Aralık 2009 Pazartesi
Kaçıyorum, farkında mısın?
Sen bana doğru attıkça adımlarını, hızlanıyor benim adımlarım bilmediğim bir zamana doğru. Soluğum kesiliyor, koşarcasına yürümek yeterli değil koşup kaçmak istiyorum yanından. Tek bir lafın beni geri döndürebileceğinden korkuyorum. Bazen yeterli sil baştan için tek bir kelime.
Karışık.
"Sen mi ararsın ben mi?"
.
Sen bana doğru attıkça adımlarını, hızlanıyor benim adımlarım bilmediğim bir zamana doğru. Soluğum kesiliyor, koşarcasına yürümek yeterli değil koşup kaçmak istiyorum yanından. Tek bir lafın beni geri döndürebileceğinden korkuyorum. Bazen yeterli sil baştan için tek bir kelime.
Karışık.
"Sen mi ararsın ben mi?"
.
22 Kasım 2009 Pazar
gönderilmemiş mektup
Hep böyle mi kalacağız? diye sormuştum çaresizdim, gitmek ne kadar güçtü, bir adım sonrası uçurum.
Yürürken bir akşam o kalabalık cadde de durmuştum bir an, 'yalnızım işte yine yalnızım' diye fısıldamıştım. Tuhaflığıma bakanlar da vardı, hızla koşarcasına yürüyenler de. Gözlerimi kapadım, yolun ortasındaydım. Haklıydın gözlerimi kapadığımda dünya durur sananlardandım. Her gerçeklerden kaçmak isteyişimde kapardım gözlerimi.
Canım acıdı. Canımı çok acıttın. Hep böyle mi kalacağız? Her yol sana mı çıkacak, çıkmaz sokaklardan sana mı sığınacağım? Herkes de seni ararken, çaresizce uzaklaşmak mıydı tek yol.
Daha ilk günleriydi, 'yok artık tek başımayım, anlıyor musun aptal'ı binlerce kez söylediğim zamanlar. Sarhoş olduktan sonra ilk senin adını yanlışlık fısıldadım, ona senin adınla seslendim. Utandım, gözyaşları bağışlatamazdı kendini bana. Ama o bağışladı beni, 'olur bazen öyle.' Seni aradım sen bu kadar bağışlayıcı olmazdın biliyorum.
Özledim, özledim, özledim, özledim, özledim... Tek kelime döndürebilecekken uzaklardan, 'ben de özledim ama' . Ahhh ne kadar acıydı bu laf 'özledim ama...'
Dün ilk kez seninle karşılaştım, aynı vurguyla aynı şeyleri söyledi bana. Seni hatırlattı, uzun uzun düşündürdü. Bir şans diyor, hayata ve bana bir şans ver!
Unutturabilir mi seni? Artık yaşadıklarımız anı tadında.
Hep böyle mi kalacağız?
Büyüyoruz sevgilim, ikimizde acılarla, anılarla en çokta sevgililerimizle...
Yürürken bir akşam o kalabalık cadde de durmuştum bir an, 'yalnızım işte yine yalnızım' diye fısıldamıştım. Tuhaflığıma bakanlar da vardı, hızla koşarcasına yürüyenler de. Gözlerimi kapadım, yolun ortasındaydım. Haklıydın gözlerimi kapadığımda dünya durur sananlardandım. Her gerçeklerden kaçmak isteyişimde kapardım gözlerimi.
Canım acıdı. Canımı çok acıttın. Hep böyle mi kalacağız? Her yol sana mı çıkacak, çıkmaz sokaklardan sana mı sığınacağım? Herkes de seni ararken, çaresizce uzaklaşmak mıydı tek yol.
Daha ilk günleriydi, 'yok artık tek başımayım, anlıyor musun aptal'ı binlerce kez söylediğim zamanlar. Sarhoş olduktan sonra ilk senin adını yanlışlık fısıldadım, ona senin adınla seslendim. Utandım, gözyaşları bağışlatamazdı kendini bana. Ama o bağışladı beni, 'olur bazen öyle.' Seni aradım sen bu kadar bağışlayıcı olmazdın biliyorum.
Özledim, özledim, özledim, özledim, özledim... Tek kelime döndürebilecekken uzaklardan, 'ben de özledim ama' . Ahhh ne kadar acıydı bu laf 'özledim ama...'
Dün ilk kez seninle karşılaştım, aynı vurguyla aynı şeyleri söyledi bana. Seni hatırlattı, uzun uzun düşündürdü. Bir şans diyor, hayata ve bana bir şans ver!
Unutturabilir mi seni? Artık yaşadıklarımız anı tadında.
Hep böyle mi kalacağız?
Büyüyoruz sevgilim, ikimizde acılarla, anılarla en çokta sevgililerimizle...
12 Kasım 2009 Perşembe
NERDESİN-1
NERDESİN-1
Yolda telefonla konuşan adam bağırıyor, Nerdesin?
Duvarı yumrukluyor, kadırımlara attığı tekmeler...
O kadar acıyor ki canı, kanatamıyor hiçbirşey bedenini
Söylediği tek şey; Nerdesin?
Belki aldatılıyor, belki özlüyor, belki de basit bi soru
Arabesk şarkıların çetrefilli sorusu
NERDESİN???
Yolda telefonla konuşan adam bağırıyor, Nerdesin?
Duvarı yumrukluyor, kadırımlara attığı tekmeler...
O kadar acıyor ki canı, kanatamıyor hiçbirşey bedenini
Söylediği tek şey; Nerdesin?
Belki aldatılıyor, belki özlüyor, belki de basit bi soru
Arabesk şarkıların çetrefilli sorusu
NERDESİN???
Nerdesin şimdi?
Nerdesin şimdi?
Hangi binanın kaçıncı katında?
Kaçırdığım trenin hangi garında?
Sarı şeritlerin üzerinde mi yürüyorsun şu an, evet biraz önce değil şu an.
Biraz önce yoldan geçen arabanın içindeki sen miydin?
Ya karşımda durup gülümseyen...
Geleceksin, biliyorum ama
Nerdesin şimdi
yüzünün çizgilerini
tanımadığım adam?
Hangi binanın kaçıncı katında?
Kaçırdığım trenin hangi garında?
Sarı şeritlerin üzerinde mi yürüyorsun şu an, evet biraz önce değil şu an.
Biraz önce yoldan geçen arabanın içindeki sen miydin?
Ya karşımda durup gülümseyen...
Geleceksin, biliyorum ama
Nerdesin şimdi
yüzünün çizgilerini
tanımadığım adam?
14 Ekim 2009 Çarşamba
Kapattım kapıyı, ağırdan aldım bu sefer merdivenleri. Yetişme telaşım eksik, bekleyenim yok. Öylesine kapattım kapıyı, çıktım, indim, yürüdüm. Sebepsiz mutluydum, cevaplarını aradığım sorular yoktu.
Sonra tanıdık bir yüz hatırlattı seni. Konuştuk uzun uzun daha çok o söyledi birşeyler, dinledim. Dinledim mi acaba? Tek ortak noktamız sendin, bahsetmedik hiç. Hayat nasıl gidiyordu, hava ne kadar güzeldi. Ayrıldık sonra, hayır o ayrıldı. Arkasından bakakaldım, seni hatırladıp yürürken o. İnsanlar geçiyor, yürüyorlar ağırdan değil hızlı hızlı adımları. Hiçbirşey hatırlamıyorlar, dertleri hayat gailesi. Bende öyleydim biraz önce sonra karşılaştık. Tek ortak noktamız sendin hiç bahsetmedik senden. Aslından birkaç laf söylemek istedik ama sustuk. Söyleyecekleri vardı, bir adım daha yaklaşsaydım fısıldayacaktı kulağıma mutluluk hikayeni. Geri çekildim, hava, su , hayat gailesi oldu cümlelerim.
O, devam etti ama ben orada kalakaldım.
İyileşmeye yüz tutup yeniden kanayan yara gibi. Acı bağımlısı,tuz basmak yaraya. Yeniden yeniden hatırlattı herşey seni. Söylemek istediklerim yok,içimde sakladığım cümlelerim çoktan yol aldı. Nedenler etrafından dolaşıyorum,cevapsız bütün sorularım.
Kaçmak isterken rastladım tanıdık o yüze. İkimizinde tanıdığı yüzler. Yarısı sen diğer yarısı ben...
Sonra tanıdık bir yüz hatırlattı seni. Konuştuk uzun uzun daha çok o söyledi birşeyler, dinledim. Dinledim mi acaba? Tek ortak noktamız sendin, bahsetmedik hiç. Hayat nasıl gidiyordu, hava ne kadar güzeldi. Ayrıldık sonra, hayır o ayrıldı. Arkasından bakakaldım, seni hatırladıp yürürken o. İnsanlar geçiyor, yürüyorlar ağırdan değil hızlı hızlı adımları. Hiçbirşey hatırlamıyorlar, dertleri hayat gailesi. Bende öyleydim biraz önce sonra karşılaştık. Tek ortak noktamız sendin hiç bahsetmedik senden. Aslından birkaç laf söylemek istedik ama sustuk. Söyleyecekleri vardı, bir adım daha yaklaşsaydım fısıldayacaktı kulağıma mutluluk hikayeni. Geri çekildim, hava, su , hayat gailesi oldu cümlelerim.
O, devam etti ama ben orada kalakaldım.
İyileşmeye yüz tutup yeniden kanayan yara gibi. Acı bağımlısı,tuz basmak yaraya. Yeniden yeniden hatırlattı herşey seni. Söylemek istediklerim yok,içimde sakladığım cümlelerim çoktan yol aldı. Nedenler etrafından dolaşıyorum,cevapsız bütün sorularım.
Kaçmak isterken rastladım tanıdık o yüze. İkimizinde tanıdığı yüzler. Yarısı sen diğer yarısı ben...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
