7 Mayıs 2009 Perşembe

O kadın nasıl biriydi?
Saçları uzun muydu?Yoksa kısa mı?
Şaşırınca ya da kızınca gözlerini benim gibi kocaman açıyor muydu? Seni nasıl bu kadar üzebildi? O zamanlar sen lanet ederken ben de çok kızmıştım ona. Sana nasıl bu kadar acı verebildi diye. Halbuki hiç tanımadım onu, suretini bile bilmiyorum. Belkide suçlu sendin. Sana itiraf etmesem de hep düşündüm acaba nasıl biriydi? Benim gibi hayalkırıklıkları, güçsüzlükleri ya da hayalleri, düşleri var mıydı?

Sana aşık değildi, benimle karşılaşınca anlamıştın onu, hak vermiştin. Söylemiştin bir keresinde bıçak nasıl acıtırsa teni öyleydi o sözler. Şimdi acıtmıyor ama bazen hala akla düşüyor, "o kadın nasıl biriydi?". Kesişmeseydi yollarınız farklı mı olurmuydu herşey? Herşey diyorum hayatın, hayallerin, düşlerin, sen, ben.

Bunları okumadığını bilmenin rahatlığıyla yazıyorum yoksa yazamazdım. Utanırdım. Sözler boğazıma dizilir, yutkunur, aklımda bunlar varken dilim isyankar bir söylevle başka sözler söylerdi. Seni üzmek istemezdim.

Unutuyorum herşeyi, olağanlığın içinde kayboluyorlar. Ama akla düşüyor bazen "O kadın nasıl biriydi?" Geçmişte mi gelecekte miydi? Tek suçlu o muydu?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder