R...m'e...
Özlüyorum onu dedi. Mavi gözleri dolmuştu, akmadı orada kaldı yaşlar. Özlemeyi düşündüm hangisi ölü bir evladın acısı kadar çaresiz olabilirdi. Toprağını elime aldım sanki tenine dokunur gibiydim, bende oraya girip orada onunla kalmayı istedim dedi. Sustuk, bişey konuşmadık sonrasında.
Sen öleli beş yıl oluyor. Hayatlarımız değişti fazlasıyla. Özlemeyi özlem duymayı öğrendik hepimiz. Eskisi gibi yürekten gülemiyoruz hep eksik birşeyler. Hayal kurup, sığındıklarımız eksildi tek tek. Çok acı yaşadık. Büyümek bu dediler, sustuk.
Umutlarımız da oldu. Senin ölü bedeninden 1 yıl sonra gelen küçücük mucize umut oldu acılarımıza. Evet sana benzetiyoruz onu. Gözleri, dudakları, burnu aynı sen. Senin gibi gülüyor, senin gibi bize bir 'hıh' yapıp hazır cevaplar verişi. Görmeyi çok istediğin çok sevdiğin o kadının düğün telaşı var şu sıralar. Ama hep yarım yamalak mutluluklarımız.
Ben de aynıyım, çocukluğumuzdaki gibi masanın altında saklanıp duruyorum, korkutuyor beni burası. Korkularım var ama sevinçlerim de oluyor, umutlarım, hayallerim. Ve hala inanıyorum masallara...
Seni hiç unutmadık, anıyoruz sık sık. Ne suretin kayboluyor hafızadan ne sesin. Bizi izlediğini hissediyoruz, gökyüzüne el sallayışlarımız ondan.
Evladım, arkadaşım, kardeşim, canım rahatlıklar diliyorum sana...
15 Mayıs 2009 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

"Ima phuyun jaqay phuyu."
YanıtlaSil