10 Nisan 2009 Cuma
aile
Aile, bir kazadır Jessie...
Bu cümleyi duyunca öylece kalakalmıştım. Bazen olur ya, bi kelime vardır tam dilin ucunda. Ha hatırladım ha hatırlıycam derken çok sonra durduk yere hiç akılda yokken hatırlanır. Ardından omuzdan büyük bir yük kalkmışcasına bir hafifleme ve tuhaf bir gülümseme. Marshaa Norman'ın yazdığı ve Yıldırım Türker'in mükemmel türkçesiyle vücud bulan "İyi geceler Anne" yi izlerken böyle olmuştum. Çok acımıştı içim ama yıllarca aradığım birini bulmanın sevincini yok sayamam elbette. Bunu düşünmekten hep utanmıştım oysaki, bilmiyorum aile kutsaldı bir zamanlar benim için. Kutsallığı kurallardan değildi.
Çıkarlar, yoksayılmalar, vicdanın terki derken tam olarak aynısı değilse de o cümleye benzer bişeyler fısıldamıştım önceden. Ama bu cümle kadar vurucu değildi söylediklerim. Ama aradığım buydu. İstemediğim kişiyle arkadaş olmuyorum, aşk yoksa sevgilimi terkedebiliyorum, istediğim için yazıyorum. Ama aile öyle değil. Seçme özgürlüğünün olmadığı bir yer orası. Aynı zamanda zor zamanlarda sığınak. Kaçmak istedikçe girdabına alan, boğan, sıkan bir yer.
Aile, mücadelenin, savaşın alanı. Yaralandığım, kırıldığım, kalkmak istedikçe düştüğüm, benim ben olmama engel bir savaş sığınağı.
Oyundan;
mama: they wake up fast, jessie, if they have to. they don't matter here, jessie, you do! i do! we're not through yet. we've got a lot of things to take care of here. i don't know where my prescriptions are and you didn't tell me what to tell dr. davis when he calls or how much you want me to tell ricky or who i call to rake the leaves or . . .
jessie: don't try and stop me, mama, you can't do it.
mama: i can too! i'll stand in front of this hall and you can't get pass me! [they struggle] you'll have to knock me down to get away from me, jessie. i'm not about to let you. . .
jessie: 'night mother.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder