
Elinde papatyalar vardı, kısa boylu, pala bıyıklı adamın. Kime götürüyor diye düşündüm uzunca. Sevgilisi, karısı belki de hasta ziyareti. Baharın geldiğini fısıldıyorlar, kara elli çingene kadının sepetinden. Masumiyetin çiçekleri diyorum onlara. Hep affetmenin karşılığı olarak geldiler bana, mutsuz zamanlarımda. Her geldiğinde biraz daha eksildi masumiyet. Kötü oldum, aldattım, acıdım, kendimden iğrendim, korktum, küçümsedim.
Halbuki ben hep mutlu olduğumda hatırladım onları. Kucakdolusu, vazoda en iyisi kökünden hiç koparılmadan bahçede, tarlada. Şimdi mutlu ediyor beni, kara elli çingene kadının sepetindeki papatyalar...

çok sevdim.
YanıtlaSil